Pazar, Mart 11, 2012

halkın iyiliği için halkın istediklerini yasaklarken başımıza gelenler


ne sancılı bu toprakların "demokrasiye geçiş (geçemeyiş!) süreci"...
ne çok kimse ve topluluk yara aldı yıllardır...
azınlıkta kalanlar, "biz"den olmayanlar ne kadar da yok sayıldı..


(farklılıklara saygı)

akp'yi zerre sevmem. lakin, kutuplaşmanın 10 yıllık meseleymiş gibi gösterilmesini de kabul etmiyorum.. zira, yeni değil...

insanlar mezhep farklılığı nedeniyle yakıldı bu topraklarda...

rum olduğu için evleri dükkanları yağmalandı 55 yıl önce..

çok değil 15 yıl önce, biz çocukken "allahın kürt'ü gelmiş buraya...", "kürt karısı dersin ama bak o bile..." ile başlayan korkunç cümleler duyduk ailemizden değilse bile çevremizden, komşumuzdan...
duymayan var mı?
bazıları daha da arsızlaşarak "ulan biz onlara türklük veriyoruz, ona rağmen isyan ediyorlar" bile dedi. duymuştum ben... (doğru ya, "insanlar etnik kökenine göre sınıflanmalıydı ve türklük de en üst mertebeydi elbet")
şimdi kalkıp da kimse "aaa sanki ayrımcılık mı var kardeşim, ne gibi hakları yok ki sanki?" demesin bir zahmet.

ya da yine 10-15 yıl önce başını örten ve üniversiteye giden kızlara hayret ettik. hakkı yokmuşçasına... zira, başını örten cahil, ezilen ve fakir olmalıydı hesapta...
ee, o halde yasak konmalıydı...

cuma namazına giden memurları fişledik..

partiler kapattık birbiri ardına.. onlar kurdukça yeniden kapattık... (hep- dep- hadep- dehap, milli selamet- refah- fazilet- saadet, demokrat parti- ap- dyp...)

anlamadığımız şuydu:
"toplumsal gerçekler yasaklanarak veya görmezden gelinerek yok edilemez!"