Pazar, Kasım 16, 2014

türkiye'de öğretmen olmak...

milli eğitim bakanlığı'nda rehberlik ve araştırma merkezi'nde çalışan bir psikolojik danışmanım ben. 
atama alan adım "rehber öğretmen"di, "rehberlik" oldu şimdi. ama sırf milli eğitim bakanlığı'nda çalışıyorum diye kendime "öğretmenim" demedim hiç. 
değilim çünkü. ne derse giriyorum ne de bir şey öğretiyorum. 
atama alanı ve meslek her zaman aynı şey değildir çünkü.
ege üniversitesi psikolojik danışmanlık ve rehberlik (pdr) mezunuyum. özellikle de okuduğum üniversitenin ekolü olarak psikolojik danışmanlık eğitimi aldım ve kendimi ruh sağlığı çalışanı olan nitelendiriyorum.
okulda çalışırken okulun psikolojik iyiliğinden sorumluydum. kabaca, okulda genel olarak daha olumlu bir hava yaratmak, desteğe ihtiyacı olan öğrenciler ve ailelerine de bireysel görüşmeler yoluyla yardım etmekti görevim. 
velhasıl, öğretmen değilim!
ancak; son yıllarda öğretmenler hakkındaki pejoratif algı ve söylemlerden çok rahatsızım.
"öğretmenler zor koşularda, az kazanıyor, atama bekliyor..." edebiyatı yapmayacağım.
sadece şuna dikkat çekmek istiyorum:
gelişmiş ülkelerin tamamında, öğretmenlik en çok saygı gören, en kıymet verilen ve iyi kazanan meslek grubudur.
 aynı zamanda, en iyi eğitimi alan kişilerdir. 
zira; bir ülkenin gelişmesi, kalkınması ve ilerlemesi -şüphesiz- nitelikli bir eğitim sistemi ve nitelikli öğretmenlerle mümkündür.
bizde ise, eğitime ve öğretmenlere daha çok yatırım yapılması, öğretmenlerin eğitimlerinin niteliklerinin ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini bağır bağır bağırmamız gerekirken; tartışılan şey -alay ederek- öğretmenin "3 ay yatması, iyi maaş almasına rağmen hep yakınması..."
bu şekilde, öğretmenin kendinden daha iyi olduğunu düşündüğün çalışma koşullarını kıskanarak bir yere varamayız efendiler!
eğer hepimiz için bir şeylerin değişmesini ve iyileşmesini istiyorsak eğitime yatırım yapacağız hanımlar beyler!
ve kaliteli bir eğitim yok diye, kalkıp da öğretmenleri suçlamak en hafifinden kolaycılıktır kanımca... 

sonuç olarak ben sırrı süreyya misali sormak isterim:
"la bu öğretmenler size ne etti kardeşim, n'etmiş lan öğretmenler size" :)